Contact Menu provided by PixelBee.com
GUNCEL-HAYATTAN - Bloguma Hosgeldiniz - Blogcu
<

Bloguma Hosgeldiniz

31/12/2006 - MuTLu BaYrAmLaR

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/12/2006 - Kurban Bayramınız Mübarek Olsun...

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN

Kurban ne demektir?

 

Kurban; Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan demektir. Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenab-ı Hakk’a hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak halka yaklaşmaktadır.

Görüldüğü gibi bu bayramın ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakarlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban; -fıkhi hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.

İlahî dinlerin sonuncusu olan İslam; ferdi, ruhî-derûnî hikmetlere ve insanî erdemlere ulaştırmayı öngörürken; toplumlar için, birleştirici ve bütünleştirici bazı emir ve uygulamaları da müesseseleştirmiştir. İslam dininin bu üstün özelliği, zekat, hac ve kurban gibi sosyal boyutlu malî ibadetlerde daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu ibadetler, asırlardan beri bütün Müslüman toplumlarda, genel esasları ve özü hiçbir değişikliğe ve müdahaleye uğramadan devam etmiş ve yeni nesillere intikal ettirilmiştir.

Kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller bulunmaktadır. Sâffât Suresi’nde (37/107); Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:

“... kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.”(Hacc 22/28)

“Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc 22/36;37) Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Hz. Peygamber (sas) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamber’in (sas), yedi deveyi kendi eliyle kurban olarak kestiğini, Medine’de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban ettiğini sahabeden Enes (ra) rivayet etmektedir. (Buhârî, Hacc 117, 119; Müslim, Edâhî 17).

KİMLER KESMELİDİR?

Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman’ın yerine getireceği malî bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 20 miskal (80,18 gr) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir; dolayısıyla Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir.

KARI-KOCADAN HER BİRİ KURBAN KESMELİ Mİ?

İbadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir neticesi olan ceza ve mükafat da bireyseldir. Bu nedenle, eğer karı-kocadan her ikisi de dinen ayrı ayrı zengin hükmündeyseler ikisine de kurban düşer. Ama kadın kendi malını tamamen kocasının emrine vermişse, bir aileden bir kurban kesilebilir. Mal ayrılığı varsa, mükellefiyet ayrılığı da var demektir.

YOLCU KURBAN KESMELİ Mİ?

Yolcu kurban kesmekle mükellef değildir. Ancak kesmesi halinde sevabını kazanır. Sefer halinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenlerin, kurban kesmeleri uygun olur.

NE ZAMAN KESİLİR?

Kurban (udhiye), eyyâm-ı nahr (kurban kesme günleri) denilen Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri kesilir. Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise ikinci fecrin doğumundan sonra başlar; zilhiccenin on ikinci günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu geçen süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Kurban Bayramı’nın birinci günü kesmek daha faziletlidir. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir

HAYVANLARDAN HANGİLERİ ORTAK OLARAK KESİLEBİLİR?

Koyun veya keçinin bir kişi tarafından; sığır, manda ve devenin ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebileceği Hz. Peygamber’in hadisleri ve uygulamalarla sabittir (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 7-8). Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar, tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban edilebilir.

KULAĞI DELİNMİŞ HAYVAN KURBAN OLUR MU?

Hadis-i şeriflerde hayvanların kurban edilmesine engel teşkil eden kusurlar; körlük, hastalık, topallık ve iliği yok denecek kadar zayıflık olarak belirlenmiştir (bk. Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 6). Bunların dışındaki kusurlar ise, müçtehitler tarafından, kendi dönemlerindeki hayvanların değerini düşüren kusurlar esas alınarak tespit edilmiştir.

Günümüzde, yaşayan hayvanların sayısını tespit etmek, ülkemize girip çıkan hayvanları kontrol altına almak ve sağlıklı olduklarına işaret etmek amacıyla marka takmak için hayvanların kulaklarının delinmesi bir kusur değil, hayvanın sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Bu itibarla kulakları delinen hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Kaldı ki, fakihlerin çoğunluğu kulağın delinmesini kusur kabul etmemişlerdir.

KURBANLIK HAYVANIN ERKEĞİ Mİ DİŞİSİ Mİ DAHA FAZİLETLİ?

Hz. Peygamber’in hadis ve uygulamalarında, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kurbanlık hayvanların vasıfları belirlenmiştir. Bu itibarla kurban olup olmaması açısından hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark yoktur. Ancak, toplumun ihtiyaç ve anlayışları göz önünde bulundurularak, küçükbaş hayvanlarda erkeğinin, sığır cinsinde ise dişisinin kurban edilmesinin faziletli olduğu kabul edilmiştir. Bu görüşler, toplum menfaati göz önünde bulundurularak ortaya konmuştur. Dişi sığırların kurban edilmesinin üretime zarar vermesi halinde, erkek sığırların kurban edilmesi toplum yararı açısından daha faziletlidir. Bu itibarla, ekolojik denge, toplumun ihtiyaçları ve diğer şartlar göz önünde bulundurularak hangi cins hayvanların öncelikli olarak kurban edilmesinin uygun olacağı belirlenmelidir.

KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemeleri için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmelidir.

KURBAN ETİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Hz. Peygamber, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesmeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, birinin de evde bırakılmasını tavsiye etmiştir. Ailenin durumuna göre tamamı da evde bırakılabilir. Ancak, etin bir kısmının ya da tamamının dağıtılması da uygun olur.

KURBAN DERİSİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi uygun değildir. Hz. Peygamber, Veda Haccı’nda Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerin derilerinin sadaka olarak vermesini emretmiştir (Ebu Davud; Menasik, 20)

KURBANLIK HAYVAN TARTIYLA ALINABİLİR Mİ?

Kurbanlık hayvan, kilo birim fiyatı belirlenmek suretiyle canlı olarak tartılıp alınabilir. Hayvanın fiyatı, kesildikten sonra eti tartılarak da belirlenebilir. Ancak kilo fiyatının rayiç bedeli şeklinde belirsiz bırakılmayıp, kesin olarak belirlenmesi ve derisi, kellesi ve sakatatının satıcıda kalmak üzere akitten istisna edilmemesi gerekir.

GAYR-İ MEŞRU YOLLA KAZANILAN PARAYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?

İslâm dini kişilerin meşrû işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helâl yollardan elde etmelerini önerir. Buna rağmen gayr-i meşru yolla bir kazanç elde edilmiş ve bu kazancın sahibi belli ise, bunun sahibine iade edilmesi; belli değil ise, karşılığında sevap beklenmeksizin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması gerekir. Bu itibarla, gayr-i meşru yolla elde edilen para ile kurban kesmek uygun değildir. İbadetler helal parayla yapılmalıdır. Kurban, Allah’a yaklaşmak demektir. “Haram”la Allah’a yaklaşamayız! Önce ciddi anlamda tövbe etmeliyiz.

VEKALET YOLUYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?

Kurbanı, kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekalet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir. Vekalet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde birisine vekalet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet verebilir. Vekalet, sözlü veya yazılı olarak verilebilir.

KADIN, KURBAN KESEBİLİR Mİ?

Hayvan kesiminde, bu işlemi yapacak kişinin akıl ve temyiz gücüne sahip, Müslüman olmasının dışında bir şart bulunmamaktadır. Bu şartları taşıyan kişi kadın olsun, erkek olsun kurban kesebilir.

KURBAN KESMENİN FAZİLETİ VE SEVABI

Kurban kesmenin fazileti ve sevabıyla alakalı Allah Rasulü (sas) şöyle buyuruyor: “İnsanoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha makbûl bir amel işlememiştir. O kurban, kıyâmet günü boynuzları, kılları ve çatal tırnakları ile aynen gelecektir. Çünkü kan yere düşmeden Allah’ın kabûl mahalline düşmektedir. Artık kurbanlarla gönlünüz hoşnut olsun.”

Bir diğer rivâyette Peygamber Efendimiz (sas), “Kurban kesen için her kıl karşılığında bir sevap vardır.” buyurmuştur. (Tirmizî, Kurban, 1)

HANGİ HAYVANLARDAN KURBAN OLUR?

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bunlardan devenin 5, sığır ile mandanın 2 ve koyun ile keçinin 1 yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Ancak koyunlar 6 ayı tamamladıkları halde, yaşını doldurmuş gibi gösterişli olurlarsa bunlar da kurban edilebilir. Bu hayvanların dışında tavuk, horoz gibi hayvandan kurban olmaz. Bir koyun veya keçiyi ancak bir kişi kurban edebilir. Fakat sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir.

MANDADAN DA KURBAN OLUR MU?

Manda bazı yörelerde camız-dombay olarak adlandırılan hayvanın adıdır. İslam mandayı öküz sınıfı içinde mütalaa etmiştir. Buna göre manda zekat, kurban ve benzeri şeylerde aynen öküzün tabi olduğu hükümlere tâbidir.

TAKSİTLE KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?

İster peşin ister taksitle olsun satın aldığı hayvan kişinin mülkiyetine geçtiğinden, bu hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur.

KURBAN BİZE HAC DUYGUSUNU HİSSETTİRİR

Kurban bize bir diğer ibadeti; haccı hatırlatır. Hacca gidemeyenlere hac tadını veren bu ibadette Hz. İbrahim’in başarıyla verdiği imtihanın bir tezahürünü yaşarız.

“KURBAN” ÇOCUKLARI NASIL ETKİLER?

Kurban kesiminin hassas çocuklarda belli bir hüzün oluşturduğu gerçektir. Çocukların kesimi görmemesi de iyi olur. Ama diğer yandan her türlü şiddetin, istismarın ve cinselliğin çocukları olabilecek en kötü tarzlarda “etkileyecek” şekilde kullanılması önemsenmezken, kurbanın “itici” bir ibadetmiş gibi sunulması çok ilginçtir. Bu anlamda kurban kesmemeye çocukları mazeret gösterenlerin gerekçeleri de anlamsızdır. Çocuklarımızı şiddetten korumalı ve kurbanı neden kestiğimizi de anlatmalıyız.

KURBAN, İSLÂM DİNİNİN SEMBOLÜDÜR

Cenâb-ı Hakk, Kevser Sûresi’nde, “Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes.” buyuruyor. Bu âyet-i kerimedeki “namaz”dan maksat bayram namazı, “kesmek”ten kasıt da, kurban kesme günlerinde kesilen hayvanlardır. Başka bir âyet-i kerimede ise, kurbanlık develerden şöyle bahsedilir: “Kurbanlık develeri de size, Allah’ın şeâirinden kıldık.” (S. Hac, 36)

KURBAN CÖMERTLİĞİ TEŞVİK EDER

Kurban yardımlaşma bayramıdır aynı zamanda. İnsanın vermesini, yardım etmesini kolaylaştırır, nefsin cimriliğe çağıran telkinlerini gözardı edebilmeyi öğütler. Dünya malından tutkunluğu önler. Fakirlere bir dayanak olur, hayata bağlar. Kurban; kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar. Kurban, gerek fert gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan malî bir ibadettir. Kişi kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir şekilde ortaya koymuş olur. Kurban; toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma ihtimali hiç bulunmayan veya çok sınırlı bulunan yoksulların bulunduğu ortamlarda onun bu rolünü daha belirgin biçimde görmek mümkündür. Zenginin malını Allah’ın rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını verir. Onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracılığıyla Allah’a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan kendini kurtarmasına, kendini toplumun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2006 - ÖGRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN

TÜM ÖĞRETMENLERİMİZE KUCAK DOLUSU ÇİÇEK

              Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak ,en güzeli onlara vefa borcumuzu ödemek için Yollayacağınız bir demet çiçek onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/11/2006 - AGIZA SARILAN ATKILARA DİKKAT

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN

Ağıza sarılan atkıya dikkat!



    Alman hekimler, soğuk havalarda ağza sarılan atkının solunum yolu hastalıklarından koruduğunu, ancak her gün değiştirilmesi gerektiğini belirttiler. Alman Kulak-Burun-Boğaz Hekimleri Birliği sözcüsü Michael Deeg, hava sıcaklığı eksilere düştüğünde, soğuk havanın solunum yolları için risk oluşturduğunu kaydetti.
   Sözcü, ağzı saran atkının havayı biraz ısıtarak koruma sağladığını kaydetti, ancak atkının, her nefes alış verişinde oluşan nem nedeniyle bakterilerin çoğalması için uygun ortam yarattığı uyarısında bulundu. Atkının bu yüzden sık sık yıkanması gerektiğini ifade eden Deeg, atkının her gün değiştirilmesini önerdi.


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/11/2006 - Yumurtadan Çiçeklik Yapılırmı?Evet yapılır:)

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN







Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/10/2006 - KADİR GECESİ ÖZEL

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN
 

Kur'an-i Kerim'de Cenab-i Hak, bu mübarek gecenin kiymet ve faziletini söyle beyan buyurmaktadır
"Biz onu (Kur'an'i) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayirlidir.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her is için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin dogusuna kadar." (Kadir Suresi)

Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz buyuruyor,
"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmis günahlari bagislanir."
" Kadir Gecesi yatsi namazinda cemaatte hazir bulunan, ondan nasibini almistir. "

Müminlerin annesi Hz.Aise (r.a.) söyle diyor :
-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne sekilde dua edeyim ? Söyle buyurdu:
- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni . (Allah'im sen affedicisin, affi seversin, beni affeyle.)

Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Süfyan-i Sevrî demistir ki, o gece dua etmek,
namaz kilmaktan daha sevaptir. Kur'ân okuyup da dua ederse güzel olur.

Ibnü Hacer Heytemî (rh.a.) Tuhfetü'l-Muhtâc'da der ki:
Kadir gecesini görene, saklamasi sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ'nin bildirdigi kimseler nail olur.


Kadir Gecesi Kaçinci Gecedir?

Kadir gecesinin, Ramazani serifin 20.sinden sonraki tek gecelerinde aranmasina dair müteaddit hadis serifler varid olmustur. Birinden itibaren tek gecelerde aranmasini tavsiye eden büyüklerimiz de vardir.

Imami Sa'rani Hazretleri, Kadir gecesinin kaçinci gece oldugunu, Ramazani serifin giris günlerine göre söyle tesbit etmistir.


Pazar günü girerse 29.gece
Pazartesi girerse 21.gece
Sali girerse 27.gece
Çarsamba girerse 19.gece
Persembe girerse 25.gece
Cuma girerse 17.gece
Cumartesi girerse 23.gece
Imami Sarani Hazretleri 30 sene Kadir gecesiyle bu tarife göre müseref olmuslardir. Bir çok Allah dostuda bu usulle Kadir gecesini bulmuslardir.


Kadir Gecesi Oldugu Nasil Anlasilir?

Hava berrak ve güzel olur. O gece hersey Allah'a secde eder. Denizlerin suyu bir an tatlilasir.


Kadir Gecesinde Ne Yapilir?

Bu gece 4 rekat Kadir Gecesi Namazi kilinir.
1.rekatta : 1 Fatiha, 3 Inna enzelnâhü
2.rekatta : 1 Fatiha, 3 Ihlasi Serif
3.rekatta : 1 Fatiha, 3 Inna enzelnâhü
4.rekatta : 1 Fatiha, 3 Ihlasi Serif okunur.


Namazdan sonra 1 defa:
Allahü ekber Allahü ekber La ilahe illalahü vallahü ekber Alahü ekber ve lillahil hamd.
100 defa Elem nesrah leke...
100 defa Inna enzelnâhü....
100 defa Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni
okunup dua yapilir.
Mümkünse, kandil gecesi olmasi sebebiyle bir de tesbih namazi kilinir.


Kadir gecesini görmek ne demektir?

Onu görmek demek, ona mahsus olan nurlar ile meleklerin inmesi gibi özelliklere, ilmi ifade eden alametleri görmek yahut öyle bir ilmi ifade eden ve hakikati ancak ehlince bilinen bir kesfe ermektir.


Kadir Gecesi Geçmismidir Yoksa Tekrar Etmekte midir?

Kadir gecesi, meshur oldugu üzere, Kur'ân'in nazil oldugu veya sabahinda Bedir zaferinin vuku buldugu gece olduguna göre o bir defa olmus geçmistir. Her sene Ramazan'da olacak olan onun seref ve hatirasidir, demek olur. Nitekim bazilari onun bir defa olup kalktigini kabul etmislerdir. Fakat Kadir gecesi onlardan dolayi degil, onlar Kadir gecesine rastlamis olduguna göre de Kadir gecesi bütün sene içinde gizli olup, en çok Ramazan'da ve en çok son onunda ve en çok yirmi yedinci veya sonuncu gece olmasi ihtimali en galip bulunan mübarek bir takdir gecesi olarak tekrar eder ki, bilinen, çogunlugun görüsü de budur .


En Mübarek Gece Hangisidir?

Ve "bin aydan hayirlidir" âyetinden ortaya çikan da bu gecenin "günlerin efendisi" olan cuma ve arefe gecelerinden de daha faziletli olmasidir. Bununla beraber bunda da hayli münakasa edilmistir. Bu âyet geregince bunun Mirâc gecesinden de daha faziletli olmasi gerekir. Fakat yukarilarda da geçtigi üzere Resulullah hakkinda Mirac gecesi daha faziletli, ümmet hakkinda da Kadir gecesi daha faziletli oldugu söylenmistir. Fakat Kadir gecesi, sene içinde dönen gizli bir gece olduguna göre bu büyük olaylarin hepsi birer Kadir gecesine tesadüf etmis olmasi, bütün ihtilafi kaldiracak olan en güzel bir sekil olmus olur. Bunlar içinde Kur'ân'in ilk nazil oldugu Kadir gecesi ise, hepsinden en faziletli olan yegane Kadir gecesi olmasi gerektir ki, her Ramazan'in yirmi yedinci gecesi, bunun her sene devretmis olma serefiyle gizli olan Kadir gecesine isabeti en çok düsünülen bir gece oldugu cihetle çogunlugun görüsü burada toplanmistir. Bunun gündüzünde de gecesi gibi dua ve ibadet ile mücahede sünnet olur. Ki bunda çesitli mütâlaalar sebebiyle meydana gelen farkliliklar da ortadan kaldirilmis olur. Zira bilinmektedir ki yer üzerinde bir yerde gece olurken, diger bir yerde gündüz olur. Her iklimde bulunan kendi gecesini ihya etmek suretiyle ayni hayir ve selametten faydalanirsa da gündüzüyle beraber hesap edilmesi, icabet için daha ihtiyatli demektir.

Bütün bu açiklamadan sonra sûrenin kendisinden sonrasina baglanmasindan çikacak olan mânâ da su olur: O okunmasi emredilen Kur'ân'i böyle bir Kadir gecesinde indiren biz büyük san sahibi olan Rabbin oldugumuz için ancak bize secde et ve yaklas. Bu mânâda ise Mirac gecesinin daha yüksek olusunu anlamak mümkün olur. Cenab-i Allah biz kullarini da Kadir gecesinin hayir ve faziletine eren salih kullar zümresine soksun. Alûsî'nin kaydettigi üzere Sofiyye istilahinda Kadir gecesi, Allah yolunu tutanin, sevilen Hakk'a oranla kiymet ve mertebesini taniyacagi özel bir tecelliye erdigi gecedir ki, o gece hak yolcusunun ayni toplantiya ve marifette yetiskinler makamina ilk girdigi vaktidir. Nitekim Ibnü Farid bu mânâda su beyti ne güzel söylemistir:

" Eger o sevgili yaklasirsa bütün geceler Kadir gecesidir, Nasil ki bütün kavusma günleri Cuma günüdür. "
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/7/2006 - Anneme Mektup

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN

Senden bir şey isteyebilir miyim anne?
Biliyorum.Çoksey istiyorum.Belki de çok mızmızım.
Ama ben artık sıkıldım anne...Artık uykum geldi.Oynamak istemiyorum bu oyunu daha fazla.
Korkuyorum artık anne...Bu koca koca binalar beni korkutuyor.
Her sabah kahvaltımı yaparken izlediğim savaş haberleri beni korkutuyor.
Arabalardan korkuyorum anne...Kamyonlardan,otobüslerden....
Korna sesleri,motor gürültüleri beni korkutuyor.Çikardiklari dumanlar boğazımı yakıyor.
Gözlerimi kapatıp kulaklarımı tıkamak istiyorum anne.Duymamak,görmemek,düşünmemek istiyorum.
Tüm bu kalabalığın koşuşturması beni telaşlandırıyor anne.
Hepsinin gözleri donuklaşmış...Hepsi bomboş.Kendimi çok yalnız hissediyorum.
Bundan sonra karanlık,gri sokaklarda yürümek istemiyorum anne...
Acele etmekten bıktım artık.Kol saatimi kırsam bana kızar misin?
Hep birilerini ve gelecek olan bir zamanı beklemek beni daha fazla heyecanlandırmıyor.
Hersey çok hızlı anne...Ben günümü doya doya yasamak istiyorum.
Günesin doğusunu,agaçlarin arasındaki sabah sisini ve çiçeklerin yeşil yapraklarındaki bembeyaz şebnemleri görmek istiyorum....
İnsanların bağırıp çagirmalari,suratlarını asmaları beni ürkütüyor anne.
Sen beni kötülüklerden koruyabilir misin? Kendimi çok güçsüz hissediyorum.
Ben uyuyana kadar yanımda kalır misin anne? Elimi tutar misin? Hayır hayır... Vazgeçtim. Beni uyuduktan sonra da bırakma anne...Başımı gögsüne yaslayip günesli bir güne uyanmak istiyorum. Masmavi bir gökyüzünde uçan kuşları izlemek,yemyeşil tepelerde uçurtma uçurmak istiyorum.
Sıcak bir günün aksamının o tatlı turunculuğunu izlemek istiyorum anne...
Sonra Çobanyildizi’nin bana o ilk gözkirpisini görmek istiyorum.
Ve geceyi de yasamak istiyorum anne...
Yıldızların altında,denizin kıyısına oturup yalnız başıma dalgaları dinlemek istiyorum.
Aydede’nin doğusunu görmek istiyorum anne.Önce onun büyülü halesine bakmak, sonra da ağlamak istiyorum.
Ve mehtabına dalıp,saatlerce öyle kalmak..... Artık koşuşturmaktan sıkıldım. Ben, yemyeşil ormanın ortasındaki şirin evimde söminenin başında oturmak istiyorum... Ben; huzurlu ve dingin bir yasam istiyorum... Ama bu imkansız...

Öyle değil mi anne?...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/7/2006 - YORUMSUZ

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/6/2006 - ~~~ TEBRIK ~~~~

Kategori: GUNCEL-HAYATTAN
ABLACIGIM BLOGUN HAYIRLI OLSUN INSALLAH
GULE GULE KULLANIRSIN

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler


Son Yorumlarim

Google




Arkadaşlarım

zelis
asu
pinkdreams
blogdoktoru
bonnuk
blogekle
hobibloglari
yapabildiklerimbunlar
takicik
mamila
bujiterikatalog
sewda
oklum
hadi
paratoner
melikeberker
buket038in
oyaamma
gercekyasamdan
oyaamma1
ilhankoruyucu
zuuzuumca
mugeninoltasi
sizinbloglariniz
mehmetyucee
uspermayro





gerçek yaşamdangerçek yaşamdanmamila

OYA BlogTIKLA

ASU BlogTIKLA

DUYGU BlogTIKLA